<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3984993660486950965</id><updated>2011-07-08T00:45:35.408-07:00</updated><title type='text'>Musa Yanık Resmi Web Sitesine Hoşgeldiniz</title><subtitle type='html'>En iyi haber..</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://musayanik.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Musa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01867630193359529748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/TAPyv678T0I/AAAAAAAAACk/DusjNtC2NYQ/S220/musa+2010.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>8</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3984993660486950965.post-8490829345131586135</id><published>2009-12-22T03:40:00.000-08:00</published><updated>2009-12-22T03:42:20.815-08:00</updated><title type='text'>Neler söylüyor bu emekli general böyle!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SzCwbRMSOEI/AAAAAAAAACY/y-82zUW938c/s1600-h/2-A.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 77px; height: 92px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SzCwbRMSOEI/AAAAAAAAACY/y-82zUW938c/s200/2-A.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418024334244591682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;Üniformayı çıkardığımız andan itibaren siviliz! Ne olur emekli orgenerallerimiz, generallerimiz de “sivil” olduklarını artık kavramaya başlasınlar. Sivil olsunlar. Niye “sivil haklara” sahip olduklarını görmüyorlar ve kendilerini sivil mücadeleye alıştırmıyorlar? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hukuk devletine, Atatürk ilkelerine bağlı faaliyette bulunmak başka, tribünlere oynamak başka... Anıtkabir’e selam vermekle “Atatürkçü” olunmuyor. Tribünlere oynamaya gerek yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz siyasi parti değiliz; siyaset içinde aktif biçimde rol almamıza da hiçbir kanun izin vermiyor. Sendika da değiliz. TSK’nın işine karışmak, TSK ile mücadele etmek veya TSK adına konuşacak bir oluşum da değiliz. Demokratik sivil toplum kuruluşu da değiliz. Biz sadece bir “meslek dayanışma örgütü”yüz... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seminerler düzenledik. Çoğunlukla “sivillerin” katıldığı seminerler... İnanır mısınız, o toplantıları hep siviller provoke etti. Ergenekon sürecinde meydanlara çıkmadık diye eleştirildik. Hatta, bu yüzden üye kaybına bile uğradık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz 2007 seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra, “Süreç bitmiştir, anayasamızın belirlediği seçimler yapılmıştır” dedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçim sonuçlarına göre oluşan yapı benim hükümetimdir. Ben daha önce farklı bir beklenti içinde olsam bile, bu seçimi kabul etmek durumundayım. Cumhurbaşkanı da “benim başkomutanım”dır; dolayısıyla verdikleri resepsiyona da gittim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E-muhtıra 12 Eylül’den de, 22 Şubat Talat Aydemir hadisesinden de kötüdür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu süreçte Asıl hesaplaşmamız gereken Özden Örnek’in günlükleridir. Komutanlar üniformalı dönemleriyle yüzleşmeliler artık. Özden Örnek’in anı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ları öyle kalamaz. Sayın Başbakan, Sayın Genelkurmay Başkanı, o dönemle ilgili herkes, artık bu konuyu açığa kavuşturmalıdır. &lt;br /&gt;Hurşit Tolon’un durumuna üzülüyorum. İçim yandı. Burnu ailesine de söyledim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hurşit Tolon ve Şener Eruygur’un bir arada olması, ikisinin geçinmesi mümkün değil. Birinin bir lafı vardı, hoş bir söz değil ama katılıyorum; “Eğer o adı geçen emekli generalleri bir araya koysanız kooperatif bile kuramazlar...” Kesinlikle öyle. Yaradılışları ters. Beraber dernek yönetemezler. Hele ki örgüt yönetsinler! İkisinin bir arada olması için bir üçüncünün hakemlik yapması lazım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kent Otel Toplantıları’na hiç gitmedim. Ama oradaki resmi şöyle değerlendiriyorum: Artık yıldızı parlamayan insanlar yeniden parlamak umuduyla bir araya geliyor, kimse kimseyi dinlemeden konuşuyor, herkes kendini tatmin ediyor. Üretim yok, proje yok... Sadece konuşma var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(....) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sözler, Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Genel Başkanı emekli Tümgeneral Rıza Küçükoğlu’na ait. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtiraf niyetine de okuyabilirsiniz, özeleştiri niyetine de okuyabilirsiniz; meşrebinize kalmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben “özeleştiri” niyetine okudum ve doğrusu çok şaşırdım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demek ki, böyleleri de çıkabiliyormuş... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demek ki, umut kesmemiz için bir neden yokmuş... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demek ki, “demokratikleşme süreci”, özeleştiri sürecini de tetikliyormuş... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selin Ongun imzalı bu “ilginç” ve “şaşırtıcı” röportajın tamamını okumak isteyenler, “t24.com” adlı internet sitesine başvurabilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benden bu kadar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3984993660486950965-8490829345131586135?l=musayanik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://musayanik.blogspot.com/feeds/8490829345131586135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/12/neler-soyluyor-bu-emekli-general-boyle.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/8490829345131586135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/8490829345131586135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/12/neler-soyluyor-bu-emekli-general-boyle.html' title='Neler söylüyor bu emekli general böyle!'/><author><name>Musa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01867630193359529748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/TAPyv678T0I/AAAAAAAAACk/DusjNtC2NYQ/S220/musa+2010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SzCwbRMSOEI/AAAAAAAAACY/y-82zUW938c/s72-c/2-A.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3984993660486950965.post-3234303077073157041</id><published>2009-12-22T03:37:00.000-08:00</published><updated>2009-12-22T03:38:58.412-08:00</updated><title type='text'>Çarmıha germeyiz evlerinizi yakarız  </title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SzCvxEami4I/AAAAAAAAACI/CV5EwQccLoY/s1600-h/84-A.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 77px; height: 92px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SzCvxEami4I/AAAAAAAAACI/CV5EwQccLoY/s200/84-A.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418023609260477314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fener Rum Patriği Bartholomeos bir Amerikan televizyonuna ruhban okulunun açılmayışı nedeniyle yaşadığı sıkıntıları anlattı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çektiği azabı anlatmak için ‘’Çarmıha geriliyorum’’ deyince kıyamet koptu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhafazakar hükümetimizin muhafazakar bakanları patriğe haddini bildirdiler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Hattini bi hattini, Trabzoncell al’’ diyeceğim ama adama bu kez Pontus sevdalısı demelerinden çekiniyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin şakası bir yana, sayıları parmakla sayılacak kadar azalan Rum kökenli yurttaşlarımızın nasıl çarmıha gerildiği Vatan’ın dünkü manşetinde yeraldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstiklal Marşı’nı mükemmel bir şekilde okuduğu için kimi gazetelerin manşete çıkardığı Marina’nın yürek burkan öyüsüydü bu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi Vatan haberin özünü ustaca spotlara gizlemişti ama olsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar olmasa gerçeklerden haberimiz olmayacaktı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce, Marina İstiklal Marşı’nı şahane okuduğu için şaşıranların ‘’Türkiye Türkler’indir’’ şiarına nasıl yürekten inandığını gördük. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Rum’un ülke sevgisi onlar için manşetlik haberdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci olarak Marina’nın ailesine Madımak’ta yapılanları yapmıştık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse bunun farkında değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marina henüz 15 aylıkken Gökçeada’daki evleri iki asker tarafından yakılmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marina’nın o zaman 4 yaşında olan ağabeyi yanarak can vermiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna rağmen annesi Marianti Türkiye’yi terk etmemiş, İstanbul’a yerleşmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de adalarda Rumlara katlanamayan kontr-gerillanın bir eylemiydi bu da. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmek mümkün değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir evi içindeki insanlarla yakmak gibi bir vahşeti nasıl adlandırmak lazım bilmiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu dram ülkemizin kimilerinin iddia ettiği gibi hoşgörü kalesi olmadığını gösteriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıpkı mübadele ile gönderemediğimiz İstanbul Rumları’nı 6-7 Eylül vahşetiyle göçe zorlamamız gibi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa ‘vahşi Yunanlılar’ın elinde kalmış olan Batı Trakya Türkleri hala oradalar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz olağanüstü hoşgörümüz (!) sayesinde Rumların sayısını neredeyse sıfırlamayı başardık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoşgörümüz sayesinde... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çocuğu diri diri yakacak kadar Öteki’ne düşman insanlar yetiştirdik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhalde suçlular Rahşan Affı ile özgürlüklerine kavuşmuş ve şimdi ballandıra ballandıra eylemlerini anlatıyorlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz bence Patriğe cevap vermeyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 yaşındaki kardeşi yakılarak öldürülen Marina’ya cevap verin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Bak kızım biz de çarmıha germe yoktur, biz sizi evinizle birlikte yakarız’’ dersiniz belki. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marina’nın öyküsü tıpkı Onur Öymen’in Dersim savunması gibi yakın tarihimizle bir yüzleşme fırsatı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalanlar üzerine kurulu yakın tarihimiz hakkındaki gerçekleri tüm çıplaklığıyla öğrenirsek, belki de &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçekten hoşgörülü bir toplum olmayı başarırız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3984993660486950965-3234303077073157041?l=musayanik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://musayanik.blogspot.com/feeds/3234303077073157041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/12/carmha-germeyiz-evlerinizi-yakarz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/3234303077073157041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/3234303077073157041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/12/carmha-germeyiz-evlerinizi-yakarz.html' title='&lt;strong&gt;Çarmıha germeyiz evlerinizi yakarız  &lt;/strong&gt;'/><author><name>Musa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01867630193359529748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/TAPyv678T0I/AAAAAAAAACk/DusjNtC2NYQ/S220/musa+2010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SzCvxEami4I/AAAAAAAAACI/CV5EwQccLoY/s72-c/84-A.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3984993660486950965.post-8081081977153806354</id><published>2009-12-20T03:27:00.000-08:00</published><updated>2009-12-20T03:28:39.183-08:00</updated><title type='text'>Apo’nun 21 yumurtası varken, 2’si kırılırsa...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/Sy4KQ0MyRMI/AAAAAAAAACA/QYO9RoUFBGk/s1600-h/249b.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 122px; height: 80px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/Sy4KQ0MyRMI/AAAAAAAAACA/QYO9RoUFBGk/s200/249b.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417278685779739842" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hepsi yırttı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Türk yasaklı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün gıcığımız ona mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senatör yapılsın Ahmet Türk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niye dışarda kalsın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mardin Senatörü olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Şimdi diyeceksiniz ki, bizim sistemimizde senatörlük yok... Güzel kardeşim, sizin sisteminizde Apo’nun Meclis’te grup kurması var mıydı? Senatörlük niye olmasın?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veya, Lord olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lordlar Kamarası kurulsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmadı, şehir sayısı 82’ye çıkarılsın, Mardin ikiye bölünsün, Din’i AKP alsın, Mar’dan Mehmet Türk seçilsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Şimdi de diyeceksiniz ki, Mehmet Türk kim? Canım kardeşim, yasak kime? Ahmet Türk’e... E Meclis’ten istifa edemedi, isminden istifa etsin, Mehmet Türk olsun, hallolsun... Kürt olmasına rağmen soyadı Türk değil mi? Ahmet niye Mehmet olmasın?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaka bir yana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apo boşuna bunların lideri olmamış; kafası hepsinden fazla çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Hatırlayan hatırlar... Ayıptır söylemesi, üç dört gün önce “Olmaz ilaç sine-i sad pareme” isimli sanat musikisi eserimizde, “Bunlar sine-i millete filan dönemez” demiştim... Bizim yalaka basın “Eyvah, sine-i millete dönüyorlar” diye Diyarbakır’a koşarken, ben kendi payıma, Marmara Denizi’ndeki hava durumunu kolluyordum... Fena lodos vardı. İmralı’ya vapur çalışmıyordu. Dolayısıyla, avukatlar Apo’ya gidemiyordu. Hava düzeldi. Vapur geldi. Böylece, Ankara’nın hava durumu da belli oldu, oturun oturduğunuz yerde!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DTP’nin 21 milletvekili varken, grup için 20 milletvekili gerekirken, stepnede 1 tane milletvekili (Ufuk Uras) varken ve DTP bu aritmetik şartlarda kapatılırken... Neden 3 veya 7 milletvekili yasaklanmadı da, kuyumcu terazisi gibi, sadece 2 milletvekili yasaklandı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21 eksi 2, eşittir 19.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stepneyi ekle, 20.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öbürleri “İstenmediğimiz yerde durmayız” filan diye sallarken, yalaka basınımız karmaşık araseçim problemlerine girişirken, Apo’nun bu basit toplama çıkarmayı yapabileceği aşikârdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyorum ya, Apo boşuna bunların lideri olmamış... Ve bazen düşünmüyor değilim, Bekaa’dayken mi tehlikeliydi, yoksa İmralı’dayken mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sanırım, bu arkadaşı paketleyerek bize veren Amerikalılar, daha basit olan hesabı çoktan yapmıştı: “Boşuna vuruşma, bu Türkler cephede kazanır, masada verir!”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3984993660486950965-8081081977153806354?l=musayanik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://musayanik.blogspot.com/feeds/8081081977153806354/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/12/aponun-21-yumurtas-varken-2si-krlrsa.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/8081081977153806354'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/8081081977153806354'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/12/aponun-21-yumurtas-varken-2si-krlrsa.html' title='&lt;strong&gt;Apo’nun 21 yumurtası varken, 2’si kırılırsa...&lt;/strong&gt;'/><author><name>Musa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01867630193359529748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/TAPyv678T0I/AAAAAAAAACk/DusjNtC2NYQ/S220/musa+2010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/Sy4KQ0MyRMI/AAAAAAAAACA/QYO9RoUFBGk/s72-c/249b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3984993660486950965.post-4808463977851329677</id><published>2009-12-16T23:26:00.000-08:00</published><updated>2009-12-16T23:28:39.764-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SynddCyln2I/AAAAAAAAAB4/PWLBotJYHtk/s1600-h/ErgunBabahan.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 148px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SynddCyln2I/AAAAAAAAAB4/PWLBotJYHtk/s200/ErgunBabahan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416103517924728674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kürt hareketinde sınıfsal ayrılık &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Feroz Ahmad “İmparatorluktan Cumhuriyete” isimli kitabında, azınlıkların Meşrutiyet ilanına tepkilerini anlatır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yahudiler sürecin tam destekçisidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rumlar’ın tek hayali ‘’Megalo İdea’’dır, yani Yunanistan’la birleşip bir Helen imparatorluğu kurmak ve altın çağa geri dönmektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ermeniler ise sınıfsal olarak ikiye bölünmüş, yoksullar ve varlıklılar farklı tepkiler göstermiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün Kürt hareketinde de benzer bir tavır görüyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kürt burjuvazisi ve onların temsilcisi kanaat önderleri, açılımı yetersiz veya eksik bulsalar da, sürece destek veriyor ve çözümü demokratik düzen içinde arıyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DTP’li vekillerin Meclis’ten çekilmesini yanlış bulan Galip Ensarioğlu, İsmail Bedirhanoğlu, Altan Tantıkulu gibi isimler, demokratik sürece önem veriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gücünü lümpenlerden alan şahinler grubu ise sertleşmek, siyaseti devre dışı bırakmaktan yana. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kesimin en ateşli sözcüsü Emine Ayna’nın kahkahalar atarak açılımın bittiğini ilan etmesi bunun işareti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani sınıfsal bir ayrım sözkonusu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kürtler’in küçük, orta ve büyük burjuvazisi ile onları temsil eden kanaat önderlerinin bağımsız bir devlet gibi istekleri yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anayasanın değişmesi, Kürt dili ve kültürü önündeki engellerin kaldırılması, Kürtçe eğitim hakkı, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, seçim barajının düşürülmesi gibi, bir kısmı açılım sürecinin içeriğini oluşturan talepleri var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar demokratik süreç içinde tartışılıp kabul görecek istekler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahinlerin ise tek talebi var Abdullah Öcalan’a özgürlükten başlayan ve ucu açık bir şekilde devam eden bir dizi istek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Önder’’liğin ağzının içine bakan, bu uğurda gerçekleşen şiddet eylemlerini kınamaktan özenle kaçınan bir çizgi bu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda Kürt hareketinin bu iki çizgi arasında kopup şahinlerden ayrı bir siyasi hareketin gelişmesi beklenebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DTP’nin kendilerini Kürt olarak tanımlayan her üç yurttaştan birinin oyunu aldığı hesaba katılırsa, bu gayet mümkün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bölgenin kaderini demokratik açılım kadar ekonomik kalkınmada gören bu kesim, şiddetin hüküm sürdüğü bir ortamda yatırım ve kalkınmanın hayal olduğunun farkında. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğu’nun yeniden cazibe merkezi olması, Ortadoğu’daki hızlı değişim ve gelişimden pay alabilmesi için silahların susması gerekiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak şahinler, silahların susmasını PKK’nın tasfiyesi olarak algılıyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silahsız bir PKK’nın Abdullah Öcalan’ın elini zayıflatacağını düşünüyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında zincirden başka kaybedecek bir şeyi olmayanların mücadele yöntemi bu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa bu ülkenin yakın tarihi böyle yaklaşım biçiminin herkese ağır bedeller ödettiğinin örnekleriyle dolu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zincirinden başka kaybedecek bir şeyi olmayanların bile kaybedecekleri bir şey var, kendilerinin ve yakınlarının canları. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece bu değil, daha büyük bir yangın sözkonusu olan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun için tarihi tekrar tekrar okuyup aynı yanlışlardan, felaketlere yolaçacak davranışlardan kaçınmamız gerekir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişim isteyenler bunun sancılı, sıkıntılı bir süreç olduğunu bilmek ve zorluklardan yılmadan yola devam etmek zorunda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu Ankara ve iktidar için olduğu kadar, bölgenin barış isteyen insanları için de geçerli.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3984993660486950965-4808463977851329677?l=musayanik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://musayanik.blogspot.com/feeds/4808463977851329677/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/12/kurt-hareketinde-snfsal-ayrlk-feroz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/4808463977851329677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/4808463977851329677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/12/kurt-hareketinde-snfsal-ayrlk-feroz.html' title=''/><author><name>Musa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01867630193359529748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/TAPyv678T0I/AAAAAAAAACk/DusjNtC2NYQ/S220/musa+2010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SynddCyln2I/AAAAAAAAAB4/PWLBotJYHtk/s72-c/ErgunBabahan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3984993660486950965.post-2687337121333890327</id><published>2009-12-16T23:22:00.000-08:00</published><updated>2009-12-16T23:25:37.427-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Bizi birbirimize kırdırmak isteyen sinsi ve karanlık odaklar ortalığı ateşe vermek için fazla mesai yaparken, dünya Kopenhag’da sonlarına gelmekte olan İklim Zirvesi’ne kilitlenmiş bulunuyor... &lt;br /&gt;Üzerinde yaşadığımız dünya elden gidiyor, biz ise Kürt-Türk sorununda kan dökmekteyiz... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim insanları ve çevreci gruplar Kopenhag’daki İklim Zirvesi’nin başarısızlıkla sonuçlanmasının çok kötü sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarıda bulunup duruyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün Antalya’yı gördünüz... Biz, küresel ikazları ancak kent düzeyinde o da felaket kapıya gelince gündeme alıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna rağmen diyelim ki iklim felaketinden yırttık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dert bitmiyor ki... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer de kapımızda uyanmakta olduğu söylenen bir İstanbul depremi var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorsunuz, Marmara Denizi’nin tabanındaki fayların bazı bölümlerinde gaz ve sıvı çıkışları olduğu tespit edildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Naci Görür, “Marmara Denizi’nde kimyasal ve fiziksel değişimleri gözlemek bir bakıma deprem süreci başladığında depremin ayak seslerini önceden duymak anlamına gelir” diyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deprem yoksa... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taammüden adam öldürme sınıfına girecek kadar açık ve aldırmazlıkla davet edilen maden ocaklarında ölüm var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grizu patlamasında ölen on dokuz işçinin hikâyesi “cinayeti gördüm” dedirtecek vahşette... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimsenin kimsenin gözünü oymasına gerek kalmadan, bu topraklarda yaşadığımız için “daha uzun süre yaşayabilecekken” ölüp gitme gibi bir durumumuz var... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii dün tüm dünyayı ayağa kaldıran İran füzelerini de listeye eklemek gerek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İran, uzun menzilli yeni “Siccil-2” füzesini başarıyla denedi. Bu, İran’ın rahatlıkla İsrail’i vurabilmesi anlamına geliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu son denemenin, nükleer programı nedeniyle zaten ağır yaptırım tehdidi altında olan İran’la uluslararası toplum arasındaki gerginliği daha da tırmandırması bekleniyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik krizin savaşa dönüşmesi de her zaman kuvvetli bir ihtimal. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir durumda Allah korusun payımıza ne düşer, kestirmek pek de mümkün değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu huzursuz eden listeye rağmen, Ankara ister istemez “Kürt Açılımı” ile meşguldü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milli Birlik ve Demokratik Açılım Değerlendirme Toplantısı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolapdere’deki skandalın ardından... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muş’un Bulanık ilçesindeki dehşet sökün etti... Küçücük çocuklarımızı böylesine fütursuzca öldürme alışkanlığımızın son kurbanı olan lise öğrencisi Necmi Oral’ın cenazesi de dün Bulanık’da defnedildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ölümleri yurdun dört bir tarafına yaymak isteyen acaba kim? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorsunuz, Dolapdere’de işyerlerine saldıran göstericilere ateş açan T.G., İHA’ya yaptığı açıklamada göstericilere silahla ateş açması için para verildiğini iddia ederek, “para verip sık dediler, ben de sıktım” dedi. Hepimiz o açıklamaları televizyonlardan izledik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muş’a gelince... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün, kapatılan DTP’nin lideri Ahmet Türk, Muş’un Bulanık ilçesinde kalaşnikofla göstericilere ateş açarak iki kişinin ölümü ve yedi kişinin de yaralanmasına neden olan esnafın JİTEM üyesi olabileceğini söyledi. Bölgeden bu yönde yoğun bir bilgi akışı var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şemdinli’den Bingöl’e... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitirme planlarından Kafes Operasyonu’na olup bitenleri düşününce, insan garipsemiyor... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, Bingöl’deki 33 askerin ölümü ile gelişmeleri de görüyorsunuzdur. O konu enine boyuna bir aydınlansın, bu topraklarda barış söz konusu olunca “savaş lobisinin” nasıl çıldırdığını filen göreceğiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tokat da herhalde bunların pek dışında değil... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amaç ne? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç şüphesiz halkoyuyla alınamayan iktidarı, dehşeti ve şiddeti tırmandırarak OHAL ile geri almak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O başarılamazsa, AK Parti iktidarını Doğu’da ve Batı’da bir erken seçimde bitirmek için iyice hırpalamak... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da her ikisini bir arada yürütmek... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu Bingöl’ü... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolapdere’yi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulanık’ı... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Tokat’ı acilen büyüteç altına alıp, Danıştay Baskını gibi işi biran önce çözmek gerekiyor... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü OHAL’cilerin elleri tetikte... Bin bir provokasyonla, sağlı sollu demokrasiyi yıkıp parçalama peşindeler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mehmet ALTAN - Star&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3984993660486950965-2687337121333890327?l=musayanik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://musayanik.blogspot.com/feeds/2687337121333890327/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/12/bizi-birbirimize-krdrmak-isteyen-sinsi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/2687337121333890327'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/2687337121333890327'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/12/bizi-birbirimize-krdrmak-isteyen-sinsi.html' title=''/><author><name>Musa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01867630193359529748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/TAPyv678T0I/AAAAAAAAACk/DusjNtC2NYQ/S220/musa+2010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3984993660486950965.post-854576103739347717</id><published>2009-07-09T03:17:00.000-07:00</published><updated>2009-07-09T03:20:24.234-07:00</updated><title type='text'>KABAHATİN ÇOĞU SİZDE...!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SlXEXLQQSuI/AAAAAAAAABs/Z8U2PzJhJPA/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356403234264074978" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 192px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SlXEXLQQSuI/AAAAAAAAABs/Z8U2PzJhJPA/s200/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kurtlar Vadisi’nin Muro’su asker kaçağı olduğu gerekçesiyle gözaltına alınmak istemiş. Yapımcılar ağlayıp sızlayıp polisleri ikna etmiş. Bu da yeni bir yöntem olsa gerek. Çiftçiler de asker kaçaklığından aranan oğulları gözaltına alınmak istendiğinde, ‘Hasat zamanı. Gözaltına alırsanız biteriz, hasat sonu gelin’ deyip durumu idare edebilir demek ki. Bu durum kendi başına manşet. Yapımcı ricasıyla emri yerine getirmeyen bir polis gücü ancak Türkiye’de olur herhalde. Büyük ihtimal arada telefonlar işlemiş askerler, siyasiler devreye girmiştir. 1 Mayıs’ın aslan polisleri bir anda kuzuya dönmüş. Çapkın müdürün ilk icraatı da bu olsa gerek. Yine de ‘milliyetçi’ bir dizinin yapımcıları için ne kadar utanç verici bir durum. Sen herkesi gaza getir, en önemli oyuncularından asker kaçağı çıksın. Filmde teröristlerle savaşanların çürük raporu yoktur umarım. ‘Vatan-Millet-Sakarya’ üzerine film yapıp para kazanan bir şirketin önemli oyuncularından biri asker kaçağı çıkıyor. Film barış, kardeşlik üstüne olsa Muro’yu daha iyi anlayabilirdim ama ne yazık ki öyle değil. Halkımıza kıssadan hisse, sen ‘Vatan-Millet-Sakarya’ diyene çok kulak asma, arkasında mutlaka seni bir şekilde ‘halletmeye’ yönelik bir hesap vardır. Böyle deyip Avrupa Birliği’ne karşı çıkanlar genelde askerliği özel koşullarda, tatili Avrupa’da yapanlardır. Vatan-millet uğruna köşe dönenler memleketi hep bizden fazla severler ama memleket uğruna ölmeyi garibanlara bırakırlar. Onlar da gidip ölür. Ya asker olarak ya da dağda militan olarak. Sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir milletin 80 küsur yıl sonra görünümü bu. Başkalarını oğullarını bir emirle ölüme gönderenlerin, kendi çocuklarını özenle koruduğunu görüyoruz. Belli ki, evlatlarını memleketten çok seviyorlar. Peki onların buna hakkı var bizim yok mu? Bizim çocuklarımızın geleceği üzerine bir laf etme şansımız olmayacak mı? Bütün generaller üniter devlet, vatanın bölünmezliği üzerine atıp tutuyor ama gördüğümüz kadarıyla bu yolda onların çocukları, bu konuda mangalda kül bırakmayan siyasilerin çocukları canını vermiyor. Aslında size yalan söylüyorlar. Bu yolda Osmanlı’dan bu yana pek bir şey değişmedi. O zaman memleket için kim ölüyorsa, bugün de onlar ölüyor. Ne diyeyim, ‘Kabahatın çoğu sende demeyeceğim ama kabahatın çoğu yine de sende kardeşim.’ Sen de paşalar, siyasetçiler kadar evladına, onun canına sahip sahip çık! Yoksa da kimseye laf etme. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3984993660486950965-854576103739347717?l=musayanik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://musayanik.blogspot.com/feeds/854576103739347717/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/07/kabahatin-cogu-sizde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/854576103739347717'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/854576103739347717'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/07/kabahatin-cogu-sizde.html' title='KABAHATİN ÇOĞU SİZDE...!!!'/><author><name>Musa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01867630193359529748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/TAPyv678T0I/AAAAAAAAACk/DusjNtC2NYQ/S220/musa+2010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SlXEXLQQSuI/AAAAAAAAABs/Z8U2PzJhJPA/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3984993660486950965.post-7490553307399877752</id><published>2009-07-03T23:16:00.000-07:00</published><updated>2009-07-03T23:18:42.276-07:00</updated><title type='text'>17 bin kurban adalet bekliyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/Sk70PP4jCuI/AAAAAAAAABg/xoHWY0bfEYs/s1600-h/kemik2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5354485549789022946" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 141px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/Sk70PP4jCuI/AAAAAAAAABg/xoHWY0bfEYs/s200/kemik2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;‘Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda’ demişti şair Mehmet Akif Ersoy...Bugün yaşasa ne derdi acaba?Çünkü toprağı kazdıkça silah ve fail-i meçhul kurbanı cesetler çıkıyor.Diyarbakır’a giderken kaybolan baba-oğulun cesetleri 12 yıl sonra bulunabildi.Ergenekon’un yeni iddianamesinde de Güneydoğu’daki 60 fail-i meçhul cinayetin yer alacağı belirtiliyor.Bu kadar korkunç bir yakın geçmişe sahip bir ülkede, kendilerine entellektüel, demokrat diyen insanların, ellerine silahlı güç bulunanların sivil yargıya tabii olmasından bu kadar rahatsız olmasını anlamakta güçlük çekiyorum.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yönelik müthiş bir kampanya var şimdi.Cumhurbaşkanlığı’na adaylığı sürecinde söylemedikleri laf bırakmadıkları Gül, şimdi umutları.Yasayı veto etsin, çift başlı yargı sistemi sürsün, vesayet sistemi sürsün istiyorlar.Fail-i meçhul dosyaları açılmasın, darbelerle hesaplaşılmasın, kemikler toprak altından çıkarılmasın derdindeler.Bir ülkenin Silahlı Kuvvetleri’ne ait silahların toprak altından çıkmasından rahatsız değiller.O silahların kimlere karşı kullanılacağını sorgulamıyorlar.Bu tezgah ortaya çıkmasa yeni kurbanlar kim olacaktı umurlarında değil.Danıştay baskını nasıl bir belge çalışmasının ardından gerçekleştiğinin peşine düşeceklerine, elde olan belgenin sahteliğini kanıtlama derdindeler.17 bin 547 fail-i meçhul Fırat’ın doğusunda bir yerlerde yatıyor.Sadece bu insanların kemiklerinin bulunması yetmez.Bu olayların failleri de bulunup yargı önüne çıkarılmalı, bu karanlık dönemin sorumlularından hesap sorulmalı.Kendine devlet diyen bir organizasyonun temel görevi, toprakları üzerinde yaşayan yurttaşlarının can güvenliğini sağlamaktır.Yakın geçmişte kimi kamu görevlilerinin bu görev, ihmal bir yana, yurttaşların canını kendi eliyle aldıkları anlaşılıyor.DTP lideri Ahmet Türk’e katılmak mümkün değil.Sayın Türk, Kürt meselesi çözülürse, bu fail-i meçhulleri unutacaklarını söylemişti.Bence buna hakkı yok.Türkiye bu dönemi açılmamak üzere kapatacaksa, katillerden mutlaka hesap sormalı.Rütbesi, mevkii ne olursa olsun.&lt;br /&gt;Adalet Bakanı’na açık mektupTürkiye tarihinde eşine az rastlanır bir gelişme yaşandı.Amirallik sırası gelmiş bir kurmay albay, eldeki delillere göre örgüt üyesi olma iddasıyla tutuklandı.Bu kararın daha mürekkebi kurumadan da, bir başka heyet tarafından ‘delil yetersizliği’nden tahliye edildi.Şimde elde iki farklı karar var.Ceza yargılaması konusunda bu kadar çelişkili kararlar olması doğal değil.İnsanların özgürlüğüyle ilgili bir konuda ‘yetesiz delil’le tutuklama kararı veriliyor olması ürpertici.O nedenle, bu kararlarla ilgili bir soruşturma açılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekiyor.Hem de acilen.&lt;br /&gt;Gözler YAŞ’ta&lt;br /&gt;Genelkurmay karargahında var olduğu iddia edilen bir cunta oluşumu var.MİT Müsteşarı Emre Taner’in, Genelkurmay Başkanı Başbuğ’a bu konuda bilgi vermiş olması ihtimali yüksek.İstihbarat birimleri, bu oluşumu tesbit etmiş durumda.Bu nedenle 30 Ağustos şürasında ciddi bir tasfiye gerçekleşmesi beklenebilir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3984993660486950965-7490553307399877752?l=musayanik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://musayanik.blogspot.com/feeds/7490553307399877752/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/07/17-bin-kurban-adalet-bekliyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/7490553307399877752'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/7490553307399877752'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/07/17-bin-kurban-adalet-bekliyor.html' title='17 bin kurban adalet bekliyor'/><author><name>Musa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01867630193359529748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/TAPyv678T0I/AAAAAAAAACk/DusjNtC2NYQ/S220/musa+2010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/Sk70PP4jCuI/AAAAAAAAABg/xoHWY0bfEYs/s72-c/kemik2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3984993660486950965.post-7215819096385016566</id><published>2009-07-01T23:24:00.000-07:00</published><updated>2009-07-01T23:28:15.625-07:00</updated><title type='text'>İKİ İHTİMAL DE ÇOK ÜRKÜTÜCÜ...!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SkxTb6_urwI/AAAAAAAAABY/kdZnzCT2Cak/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5353745796194807554" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 148px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SkxTb6_urwI/AAAAAAAAABY/kdZnzCT2Cak/s200/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Başbakan Erdoğan’ın MİT Müsteşarı Taner’i Genelkurmay Başkanı Başbuğ’a boşuna göndermediği anlaşılıyor.Albay Dursun Çiçek’in kamuoyunda çok tartışılan ‘darbe belgesi’nden ziyade, MİT ve Emniyet istihbaratın çalışmaları sonucu elde edilen bilgi ve deliller sonucu önce tutuklandığını, dün akşam saatlerinde ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldığını söyleyebiliriz.(Unutmayalım ki, Albay Çiçek hala Ergenekon üyesi olmakla suçlanıyor.)Bu gelişmenin birden fazla sonucu olduğunu belirtebilirim:1- İlk olarak Ergenekon üyesi olma suçlaması, arkasına 35 generali alarak Albay Dursun Çiçek’i savunan Orgeneral İlker Başbuğ’u çok zor duruma soktu.Askerler darbeci olsa bile askeri mahkemelerde yargılanmalı tezi çöktü. Askeri mahkemelerin darbe ve cunta girişimlerini ortaya çıkarmakta yetersiz kaldığı görüldü. Bu gelişme, bu tip faaliyetlere karışan askeri personelin rütbesi ne olursa olsun, sivil mahkemede soruşturulup yargılanması gerektiği gerçeğini gösterdi.Baykal’ı küplere bindiren son yasa değişikliğinin Albay Çiçek için yapıldığı yolundaki tez de kendiliğinden göçtü.Sivil yargının Genelkurmay Başkanı’ndan talimat almayacağı görüldü. Dilerim kimseden alamıyordur!Türkiye’de demokratik olgunluğun 30 Ağustos’ta generallik bekleyen 9 albayın sorgulanıp birinin bir gün için de olsa tutuklanmasına varacak ölçüde geliştiği kanıtlandı.Bunlar etkisi uzun vadede görülecek sonuçlar. Bir de işin can alıcı bir soru kısmı var.MİT’in, Emniyet istihbaratın bildiği gelişmelerden, Silahlı Kuvvetler’in istihbaratın haberi yok muydu?1960 darbesinin ardından, emir-komuta zinciri dışında darbe yapılmasını ömlemek için sıkı bir iç istihbarat yapılanması kurulduğu biliniyor.‘İrtica’ yanlısı subay ve astsubayları anında tesbit eden bu istihbarat sistemi acaba sivil istihbarattan geride mi kaldı?Yoksa, cunta yapılanmasını tesbit etti de, bu bilgi Orgeneral Başbuğ’a iletilmedi mi?Ya da iletildi de, komuta kademesi gereğini yapmak yerine Albay Çiçek’e sahip çıkmayı mı seçti?Bu üç alternatif de vahim.Çünkü ilki, Genekurmay karargahındaki cuntacı bir oluşumu tesbit edemeyen bir istihbarat birimi, hem demokrasi hem de ülke güvenliği açısından büyük risk yaratır.Komuta kademesinden bilgi saklanma ihtimali ise Silahlı Kuvvetler içinde disiplin konusunda zaafiyet olduğunu gösterir ki, bu ihtimal de çok vahim.Son olarak, bu girişimler biliniyor ve bir şey yapılmadıysa, o daha da vahim.Çünkü bize ‘hukuk ve demokrasi olundan sapanların Silahlı Kuvvetler bünyesinde barındırılmayacağı’ konusunda komutan düzeyinde verilmiş asker sözü var.&lt;br /&gt;Peki demokrasiyi korumayalım mıSon dönemin moda deyimi, ‘Silahlı Kuvvetleri yıpratmamak.’Elbette, Türkiye gibi kritik bir bölgede bulunan bir ülkede Silahlı Kuvvetler çok önemli bir kurumdur.Ama bu kritik görevi başarıyla yerine getirmesi için asli görevine odaklanması gerkiyor. Siyasi partileri ve Millet Meclisi’ni etkisiz hale getirme planları yerine, savunma stratejisi üzerine kafa yorması gerekiyor.Bu işin bir yönü.Diğer yönü ise şu.Darbe heveslileri sadece ‘darbe belgesi’ hazırlamakla yetinmiyor.Bunu hayata geçirmek için harekete geçiyor.Onlar planı hayata geçirirken de, iddialar doğruysa, kimi hayatlar bu dünyadan göçüyor.Örnek mi?Bir kısım ısrarla irtacai eyem olarak lanse etmeye çalıştığı Danıştay Baskını. Biliyorsunuz, Ergenekon davasıyla birleştirildi bu dava.Belki Malatya katliamı, Hrant Dink suikasti ve Rahip Santoro cinayeti.Bırakın demokrasiyi, bu insanlara saygımız nedeniyle bu yapının üstüne gitmeliyiz ve bunu yapmanın Silahlı Kuvvetleri yıpratmakla ilgisi yoktur.Asıl siz, darbecileri koruyacağım diye, demokrasiyi yıpratmayın!&lt;br /&gt;Darbeyi savunmakTürkiye’de medyanın bir kısmının gözü, açıkça darbeyi destekleyecek kadar dönmüş. Bunun bir örneğini dünkü Vatan gazetesinde gördük. Darbecilere sahip çıkan, hükümeti ‘darbeye sebep olacak eylemlerden kaçın’ diye muhtıra veren bir bakışın ürünüydü.Nedir darbeye neden olacak eylemler? Avrupa Birliği reformları mı, Kıbrıs’ta çözüm arayışı mı, Ermenistan açılımı mı, darbecilerin üzerine gitmek mi?Sonra yeriniz tarihin çöp tenekesi deyince kızıyorlar. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3984993660486950965-7215819096385016566?l=musayanik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://musayanik.blogspot.com/feeds/7215819096385016566/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/07/iki-ihtimal-de-cok-urkutucu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/7215819096385016566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3984993660486950965/posts/default/7215819096385016566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://musayanik.blogspot.com/2009/07/iki-ihtimal-de-cok-urkutucu.html' title='İKİ İHTİMAL DE ÇOK ÜRKÜTÜCÜ...!'/><author><name>Musa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01867630193359529748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/TAPyv678T0I/AAAAAAAAACk/DusjNtC2NYQ/S220/musa+2010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_f-Y271_CcV4/SkxTb6_urwI/AAAAAAAAABY/kdZnzCT2Cak/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
